Çengel İçmek Ne Demek? İzmirli Bir Gençten Mizahi Bir Bakış
Yazın sıcağında, akşamüstü deniz kokusuyla karışan esintilerin ve dondurma satan amcanın sesinin arasında, İzmir’in sıcacık ruhuna uyum sağlarken bir arkadaşım bana öyle bir soru sordu ki… “Çengel içmek ne demek?” Şimdi bu soruyu duyduğumda, yüzümde hem bir gülümseme hem de zihnimde bir karmaşa oluştu. “Bu ne ya, çengel mi, bu da ne?” diye düşünmekle birlikte, biraz da bu İzmir kafasıyla “Ya böyle şeyler bana sorulmaz ki!” dedim. Ama tabii ki, cevapsız bırakmak yok.
Hadi başlayalım, çengel içmenin ne olduğunu açıklamadan önce, biraz İzmir’e özgü olan “aman tanrım, bu şehri nasıl anlatırım?” hissiyatından bahsedeyim. İzmir’de yaşayan biri olarak, her gün yaşadığım olayları düşündükçe içimden bir kahkaha yükseliyor. Burada her şey mizahi bir dille anlatılır. Hayatın en sıradan anları bile komik olabilir. Hatta bazen ben bile kendi yaptıklarımı ciddiye almayıp içimden “Ya bu İzmir’in ruhu bana da bulaştı galiba,” diyorum.
Çengel İçmek: İzmir’in En İyi Şakası
Şimdi, dönelim konuya… Çengel içmek ne demek?
Bunu İzmir’de duymayan yoktur. Özellikle gençler arasında çengel içmek, çoğu zaman eğlenceli bir terim halini almıştır. Ama asıl anlamı, içki içmekle ilgili yapılmış çok komik bir mecazdan ibarettir. Çengel, genellikle bir yerde takılı kalmış, dönüp durmaya devam eden ya da kararsız bir şekilde bir yere saplanmış bir nesneyi tanımlar. Bir bakıma “gidişatının ne olduğunu bilmeyen” bir durumu anlatır. Şimdi bu durumu içkiyle birleştirdiğimizde, aslında çengel içmek, ortada bir karar verememe durumu vardır.
Siz bir kafeye girersiniz, arkadaşlarınızla oturuyorsunuz, “Bira içsek mi, rakı mı?” diye tartışıyorsunuz. Kimse bir karar veremiyor, “Biraz daha düşüneyim” diyorsunuz. Sonunda içtiğiniz şeyin adı bir çengel olur. Bir türlü karar veremezsiniz ama bir yudum içki içmeden de rahat edemezsiniz. Çengel içmek tam da bu kararsızlık anıdır. Bir tür “her ikisini de istiyorum ama birini seçemiyorum” ruh halidir.
Çengel İçmek: Sahilde Bir Sohbet
Geçen gün, İzmir’in meşhur Kordon boyunda yürürken bir arkadaşım bana “Çengel içiyorum” dedi. Ben de ne olduğunu anlamadım tabii, o sırada birden kafamda böyle düşünceler belirmeye başladı.
Ben: “Çengel içmek mi? Yani çengel gibi mi içiyorsun?”
Arkadaşım: “Evet, işte biraz rakı, biraz da bira, tam karar veremedim.”
Ben: “Yani, hani bardağa bakınca iki içki arasında kararsız kalmış gibi mi hissediyorsun?”
Arkadaşım: “Aynen öyle, işte bu çengel içmek!”
O an ne kadar komik olduğunu anlatamam. Çünkü gerçekten de bazen, bir şeyin en doğru kararını veremediğinizde, tam ortada kalıyorsunuz. Rakı ve bira karışımı… Çengel gibi. O an sadece gülümsedim, çünkü İzmirliler için gerçekten de hayatın içindeki her şeyin bir komedisi vardır. Birbirimize daha iyi anlatabilmek için bazen komik bir terim bulmamız gerekebilir. İşte çengel içmek de o anlardan biriydi.
Bir Çengel İçme Anı: Karar Verememe Hali
İzmir’in çay bahçelerine oturduğunuzda, bazen içki siparişinizi verirken hep bir seçim yapmaya çalışırsınız. Ama bir türlü karar veremezsiniz. Mesela, rakı çok iyi, ama şu an bira mı içsem, o da çok iyi… Ah! Sonunda “Ne fark eder ki?” diyerek çengel içmeye başlarsınız. Gerçekten, bazen “Çengel içmek” sadece bir içki tercihinden çok daha fazlasıdır. Hayatınızda alacağınız kararlarda bile bazen çengel içiyorsunuzdur. Yaşadığınız ruh hali, kim olduğunuz, ne yapmak istediğiniz hep bir çengeldir.
Mesela ben bir gün, kahvemi ve sigaramı içtikten sonra ne yapacağımı bilemedim. Ya evde çalışmaya devam etsem, ya da dışarı mı çıksam? Karar veremedim. Ama dışarıda da insanın aklını çelen her şey var: kahve, arkadaşlar, biraz da deniz kenarında vakit geçirmek. İçimdeki ses bana “Gideceksin, dışarı çık!” diyor ama bir yandan da içimdeki başka ses “Ama işlerini halletmen gerek” diye uyarıyor. Sonunda her ikisini de yaptım: bir saat çalıştım, sonra dışarı çıktım. Çengel içmek işte bu, insanın kendini iki şey arasında bölmüş olduğu o an.
İzmir’de Çengel İçmenin Derin Felsefesi
Ama gerçekten İzmir’de yaşarken çengel içmek bambaşka bir şey. Bu şehirde, her şey kararsız ve her şey aynı zamanda kesin. İnsanlar kafelerde saatlerce bir şeyler içip, “Şu an ne yapıyorum?” diye düşünmeden geçirebiliyorlar. Her şey o kadar rahat, o kadar birbirine bağlı ki, çengel içmek de bu şehirde bir kültür halini almış. Hangi içkiyi içtiğinin önemi yok, önemli olan hayatını nasıl yaşadığındır. Yani İzmir’de çengel içmek, kararsızlığın da keyfini çıkarabilmektir.
Bazen hayat, biraz rakı, biraz bira ve bolca güldür. Çengel içmek de öyle bir şeydir. Kendinizi bazen tam kararsız hissettiğinizde, biraz kafa karışıklığı, biraz da eğlence… İşte her şey burada birleşiyor. Sadece bir içki değil, bir yaşam tarzı.
Sonuç: Çengel İçmek Sadece Bir Terim Değil
Sonuçta çengel içmek, sadece bir içki terimi değil, hayatın her anındaki kararsızlıkları, geçişkenlikleri anlatan bir durumdur. İzmir’in, insanların ruhunu serbest bırakan yapısında bu tür komik ifadeler hep yerini bulur. Çengel içmek, bazen insanın tam ortasında kaldığı, karar veremediği ama hala huzur bulduğu bir haldir. Biz İzmirliler, bu kararsızlıkları sadece kelimelere dökeriz. Bir yudum rakı, bir yudum bira ve bir parça kahkaha… O kadar basit, o kadar doğal.
Çengel içmek, bazen hayatın en güzel anıdır.