Kiracının Evi Göstermeme Hakkı Var mı? Edebiyatın Işığında Mekân, Mülkiyet ve Mahremiyet Üzerine Bir edebiyatçı olarak her metinde beni büyüleyen şey, kelimelerin yalnızca anlam değil, aynı zamanda bir dünya kurma gücüdür. Her roman, her şiir, her hikâye bir mekâna ihtiyaç duyar. Bu mekân bazen bir ev, bazen bir oda, bazen de yalnızca bir hatıradır. Ev kavramı edebiyatta daima yalnızca duvarlardan ibaret olmamıştır; o, karakterin iç dünyasının aynası, ruhunun sığınağı olmuştur. İşte bu yüzden, “Kiracının evi göstermeme hakkı var mı?” sorusu yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derin bir edebi meseledir. Çünkü burada bir evin değil, bir hikâyenin mülkiyeti tartışılır. Ev: Mekânın…
8 Yorum